Memory Walk

Hafızanın Gerçekliği

Bu yazıda sizlere 20-22 Aralık 2019 tarihleri arasında SEHAK (Sivil ve Ekolojik Haklar Derneği) işbirliğiyle gerçekleştirdiğimiz “Hafıza Yürüyüşü” etkinliğinden ve kendi deneyimlerimizden bahsedeceğiz. SEHAK tarafından yıllardır sürdürülen “Hafıza Yürüyüşü” etkinliği, mekanların da hafızalarının olduğu düşünüldüğünde, farklı din, dil ya da ırktan insanlara ev sahipliği yapmış ve birçok kültürel çatışmaya yol açmış belirli bölgelerde, o bölgelerin geçmişi üzerine kısa bir belgesel filmi çekmeyi içeriyordu. Bu vesileyle ‘’Ayrımcılığın Gözlerine Bakmak’’ projesinin üyeleri olarak cuma, cumartesi ve pazar günleri, farklı mekanlarda farklı roller üstlenerek ve yeni bilgiler edinerek, bu yorucu ama bilgilendirici süreci tamamladık.

Balat’taki mahalle kültürünün günümüzdeki hali

Cuma günü SEHAK üyeleri, okulumuzda bizlere, hafıza kelimesini mekansal algıyla ve mekanın önemiyle bağdaştırarak, kısa bir sunum yaptı. Özetlemek gerekirse mekan ve hafızanın birleşiminden oluşan “mekan hafızası” kavramı, bir mekana bağlı olan tarihi ve yaşanmışlıkları ele alır, mekanı geçmişiyle özdeşleştirerek bir bağlantı kurar. Bu sebeple bu mekanların hafızalarını, yani yaşanmışlıkları ve bu yaşanmışlıklardan arda kalan duyguları ve izleri hatırlamak önemlidir. Mekan hafızası kavramını tanıttıktan sonra SEHAK, belgesel çekebilmemiz için gerekli temel nitelikleri sunmaya çalıştı. Bunlar, kamera çekim teknikleri, belgesel formatı ve belgeselde yer alan insanlarla konuşma biçimimiz ile ilgili olanlardı. Onlara sorabileceğimiz soruları gruplar halinde düşünüp karar verdik. 

Ardından cumartesi günü, Fatih ilçesine bağlı olan ve kültür mirasıyla bilinen “Balat” semtinde belgesel çekimi yapmak üzere bir araya geldik. Çünkü bir mekanın hafızasını anlayabilmenin en etkili yolu, bunu tarihi zengin ve kültürel mirası kuvvetli bir mekanda gerçekleştirmekti. Burada Balat’ın sakinlerine, Balat tarihi hakkında belli sorular yönelttik. İnsanlardan, onları çektiğimiz videoları görüntüleme izni almak için bir muvafakatname imzalatıp, ayrıca video içerisinde de onlardan sözlü izin aldık. Aldığımız cevaplarla, Balat tarihi uzmanı Ersin Kalkan’ın bizlere aktardığı bilgileri harmanlayarak, bir grup olarak kısa bir belgesel videosu hazırladık. Ersin Kalkan, bize Balat’ın kısa tarihini, Yahudiler’in burada neler yaşadığını ve hikayelerinin neden sonlandığını, neden Balat’ı terk etmek zorunda kaldıklarını anlattı. Semtte kısa bir gezintiyle bazı mimari yapılardaki simgeleri, anlamlarını ve yapıların zenginliklerini tanıttı.

Balat’taki bir balkonun üst duvarında bulunan Davud’un Yıldızı

Pazar günü ise çekimlerimizi Kadıköy’de bulunan stüdyoda montajladık ve servise hazır hale getirdik. IMovie’de görüntüleri tek tek derleyip, sonra tamamı yaklaşık kırk dakika tutan bu videoları beş dakikayı geçmeyecek bir şekilde birleştirdik. Gerek Balat tarihi hakkında, gerek çekim yapmak ve montajlamak gibi teknik konular hakkında, birçok yeni bilgi öğrenip enteresan deneyimler edindik. Bu süreç içerisinde konuştuğumuz insanların farklı konulardaki (Balat fırınları ile ilgili söylentiler, Balat sakinlerinin semtteki ufak tefek anıları, genel Balat tarihi, Yahudiler, ırkçılık, ayrımcılık ve bu sorunların çözümü gibi) fikirlerini öğrenerek çekimler dışında Balat’ta yaptığımız gezi ile sahip olduğumuz bilgiyi zenginleştirmiş olduk. 

Yaptığımız yürüyüşün ve mekan hafızasının öneminin daha rahat algılanabilmesi için de biraz Balat’tan bahsetmek gerekiyor. Ekibimizin yürüyüş öncesi yaptığı ufak araştırmalar, cuma günkü sunumun Balat ile ilgili olan kısmı ve Balat sakinlerinin bize kazandırdığı bilgiler ışığında diyebiliriz ki Balat, çok zengin bir tarihe, birçok etnik ve dini kökene ve tarihte birçok önemli olaya ev sahipliği yapmış bir Yahudi mahallesidir. Hem tarihi eserleriyle hemde Balat insanının sahip olduğu kültürel altyapıyla burası çok özel bir yerleşim alanı. Her yaştan insanın ikamet ettiği bu yerde, mahalle kültürü; mimarisinde sezilen geçmiş, sokakların düzenlenme biçimi ve çevrenin canlı atmosferiyle yansıtılıyor. Ancak yine Balat sakinlerinin belirttiklerine ve Balat tarihi uzmanı Ersin Kalkan’ın anlattıklarına göre bugünlerde Balat, başka birçok tarihi mekan gibi tarihsel zenginliğini bir dereceye kadar kaybetti. Ersin Kalkan’ın ve uzun yıllardır Balat’ta yaşayan insanların bize anlattıklarına göre, Balat’ta kültürel yapı zarar gördü ve zamanında bu bölgede yaşayan Yahudiler’in ve Rumlar’ın büyük çoğunluğu uğradıkları toplumsal baskıdan dolayı başka yerlere taşınarak ayrılmak zorunda kaldılar.

Istanbul “Balat Fırını” üzerine çektiğimiz kısa belgesel

Bu tarihi zenginliklerle dolu alanda yeni bilgiler edinmek ve belgeselimizi tamamlamak amacıyla iki gruba bölündük. Bu gruplardan bir tanesi Balat halkından, Balat fırınları hakkındaki söylenti hakkında düşüncelerini öğrenebilmek için bir araya geldi. Bu söylenti İkinci Dünya Savaşı sırasında Balat’ta kurulan fırınların Yahudileri yakması ile ilgiliydi. Diğer grup ise Balat’ın genel tarihi, tarihi eserlerinin ve mimarisinin önemi ve zamanında yaşayan farklı etnik ve din gruplarına sahip insanlar ile ilgili sorular yöneltti. Aldığımız cevaplar sayesinde iki farklı kısa belgesel filmi çektik ve kültürel mirasın etkilerini ve halkın hafızasını algılayarak cuma günü aldığımız bilgileri pekiştirdik.

Bu süreç içerisinde çok kıymetli şeyler yaşadık. Bazen zorlandık, bazen eğlendik. Takım çalışması burada inanılmaz derecede önemliydi. Gruplar birlik halinde hareket ediyordu ve belgesel çekimleri süresince herkesin farklı görevleri vardı. Kimileri çekim ile ilgilenirken kimileri önceden belirlenmiş soruları soruyordu; kimileri alınan cevaplar içerisinden etkili olanları not alırken, kimileri de aynı soruları yöneltebileceği yeni insanlar arıyordu. Birçoğumuz tüm bu süreç konusunda önceden bilgisizdik ve kısa sürede aldığımız bilgilerle amatör bir iş yapıyorduk. Ama bütün bu zorluklara rağmen nasıl daha profesyonel davranabileceğimizi zamanla öğrendik ve görevlerimize daha sıkı bağlandık. Montaj gününde de işler çok farklı değildi. Yine bu konuda fazla bilgi sahibi olmadığımız için kısa bir eğitim sürecinden geçtik ve küçük bir görev dağılımı ile saatlerce bilgisayarın başından kalkmadan videoların montajı ile ilgilendik. Bu inanılmaz yorucu sürecin sonunda başarılı bir sonuca ulaşmış olmak tabi ki bizi çok mutlu etti. Zaten hepimiz, en sonunda nasıl bir videonun ortaya çıkacağı konusunda oldukça heyecanlıydık ve bu heyecan motivasyonumuzu artırıyordu. 

Istanbul Balat’taki musevi mirası üzerine çektiğimiz kısa belgesel

Hafıza yürüyüşünde yaptığımız şeyler temel olarak bu şekildeydi. Balat’ta yaptığımız yürüyüş ile belki o iletişim kurduğumuz insanların hafızalarını bir kere daha harekete geçirebilmiş ve onlara bulundukları mahallenin sahip olduğu tarihin korunmasının ne kadar önemli bir nokta olduğunu anlatabilmişizdir. Ayrıca soruları soran bizler de aldığımız cevaplar aracılığıyla bu konular hakkında daha derin düşünebildik. Ortaya çıkardığımız işler ile hem orada yaşayanlarda hem de bu iki videoyu izleyen insanlarda belli duyguları harekete geçirmek ve bir farkındalık yaratmak istedik. Umarım okuduğunuz bu yazı da bu konulardaki duygularınızı az da olsa harekete geçirebilmiştir. Bu yüzden kültürümüzü birlikte yaşayalım, onu sahiplenelim ve tarihimizi ötekileştirmeden şiddetten koruyalım!

Ergün & Can

Alanda çalışan STK’lar / NGO’s, die zum Thema arbeiten

Sivil ve Ekolojik Haklar Derneği (SEHAK)
https://www.sehak.org/

Avlaremoz
https://www.avlaremoz.com/

Anne Frank House
https://www.annefrank.org/en/about-us/what-we-do/worldwide-activities/turkey/

Die Wirklichkeit des Erinnerns

Mit dem Verein SEHAK, der sich für Menschenrechte, Umwelt und gegen Antisemitismus einsetzt haben wir eine Aktivität gemacht, die “Hafıza Yürüşü” oder “Memory Walk” genannt wird. In einem dreitägigen Prozess haben zwei Gruppen einen Dokumentarfilm produziert. Am Freitag lernten wir mehr über die Beziehung zwischen Orten, Geschichte und Erinnerung. Außerdem lernten wir technische Hintergründe zu Dokumentarfilmen wie das Stellen von Interviewfragen und Kameraeinstellungen. Wir bereiteten uns auf unseren Drehtag am Samstag vor, indem wir mögliche Interviewfragen formulierten. Wir hatten uns schon zuvor in der AG-Zeit und bei Konferenzen mit Antisemitismus und der Geschichte des Istanbuler Stadtteils Balat beschäftigt. Nun wollten wir herausfinden, was Menschen in diesem Stadtteil über die Geschichte dachten und welche Spuren jüdischen Lebens dort zu finden waren.

Am Samstag waren wir in Balat, einem Stadtteil, in dem früher viele jüdische Menschen, Armenier_innen und Anhänger der griechisch Orthodoxen Kirche lebten. In diesem Prozess der Erstellung von Filmmaterial mussten wir uns immer als Gruppe bewegen. Jeder hatte etwas zu tun und deshalb werden immer aktiv. Es war spannend den Menschen aus Balat zuzuhören.

Am Sonntag haben wir gelernt das Programm I-Movie zu benutzen. Danach haben wir unsere Videos geschnitten und am Ende haben wir diese zwei kurzen Dokumentarfilmen produziert, die ihr hier sehen könnt. Wir haben auch selbst unsere Arbeiten angesehen und sind stolz darauf, dass wir so viel gelernt haben. Es war eine schöne Erfahrung für uns.

Ergün & Can

Adressen von NGO’s, die zum Thema arbeiten findet ihr vor dem deutschen Text, also am Ende des türkischen Textes.